tesettür gelinlik ve balkanlar konusu
Nigar, Osmanh İmparatorluğu ile Lehistan (Polonya) Arasındaki Münasebetlerle İlgili Tarihi Belgeler- Historical Documents Concerning Relations Between the Ottoman Empire and Lehistan (Poland), İstanbul, 1979.jerindei, Mihnea, "Contributions â l’etude du commerce ottoman des fourrures moscovites. La route moldo-polonaise 1453-1700”, Chaiers du monde russe etsovietigue Xll/4 (1971), s. 393-409.
Decei, Aurel, "Boğdan”, İ.A.. c. 2, s. 697-705.
Decei, Aurel, "Eflak", İ.A.. c. 4, s. 178-189.
Florescu, Radu R. - McNally, Roymond T., Drakulaya da Kazıklı Voyvoda, Çev. A.A. Akkoyunlu, İstanbul, 2000.
Cemil, Tahsin, Reiatii romano-otomane, Bucuresti, 1991
Coşu, Armand, "The Political Elite in the Danubian Principalities and Russia at the Beginning of the 19^^ Century. A Case Study: The Moruzi Brothers", Romano-Turcica i, 2003 İstanbul, s. 169-185.
Karasu, Cezmi, "XIX. Yüzyılda Eflak ve Buğdan’daki Rus İşgalleri”, Türkler 12, s. 741-749.
Karpat, Kemal, "Eflak”, TDVİA, c. 10. s. 466-469.
Marinescu, Florin, "The Trade of VVallachia with the Ottoman Empire between 1791 and 1821", Balkan Studies, 22/2 (1981), s. 289-319.
Maxlm, Mihai, "Ottoman Documents concerning the VVallachian Salt in the Ports on the Lower Danube in the Second half of the Sixteenth Century", Revue des etudessud-est europeennes XXV\/2, (1988), s. 113-122.
Maxim, Mihai, L'Empire Ottoman Au Nord du Danube, İstanbul, 1999.
Mischevca, Vladimir - Zavitsanos, Periklis, Principele Constantin Ipsilanti, 1760-1816, Civitas, Chişinau-1999.
Murgescu, Bogdan, "Some Considerations on Romanian Historiography About Ottoman-Romanian Commercial Relations", Romano-Turcica I, 2003 İstanbul, s. 127-140.
Murgescu, Bogdan, "The Ottoman Military Demand and the Romanian Market. ACase-Study: 1672", Revue des etudes sud-est europeennes XXV/4, (1987), s. 305-313.
Naff, Thomas, "Reform and the Conduct of Ottoman Diplomacy in the Reign of Selim III, 1789-1807", JAOS, 83,1963, s. 295-315.
Hîhomass, Ottoman Diplomacy and the Great European Povvers, 1789-802, Unpublihed Ph.D. Thesis, University of California 1961.
388İ BALKANLAR EL K(TABJ
tesettür gelinlik Özcan, Abdülkadir, "Boğdan", TDVİA, c. 6. s. 266-271.
Panaite, Viorel, "Osmanlı Hakimiyetinin Tuna Nehrinin Kuzeyinde y veXVİ. Yüzyıllarda Eflak ve Boğdan", Türkler 9, (ed. Kemal
''•Ck
S. KocaJ, Ankara, 2002, s. 206-218.
Panaite, Viorel, "Povver Relationships in the Ottoman Empire; TheSu^
the Tribute-Paying Princes of VVallachia and Moldavia from thes^***
to the Eighteenth Century", International Journal of Turkish Studk
Panaite, Viorel, "The Re’ayas of Tributary-Protected Principalities(thei5t, Century)", Romano-Turcica I, 2003 İstanbul, s. 83-116.
Papp, Sandor, "Eflak ve Boğdan Voyvodalarının Ahidnameleri Üzerine | İnceleme: Osmanlı İmparatorlu'nun Kuzeybatı Hududundaki Hırisjy^ Vassal Ülkeleri", Türkler 10, (ed. Kemal Çiçek, H.C Güzel. S. Koca], 2002, s. 744-753.
Shaw, Stanford)., Between Old and New, The Ottoman Empire underSultanSeh ///, 1789-1807, Cambridge, Massachusetts, 1971, p. 21-68.
Sözen, Zeynep, "Osmanlı Kültürünün Eflak ve Boğdan'ın Yaşamına Etfef Türkler, 12, (ed. Kemal Çiçek, H.C Güzel. S. Koca), s. 15-22..
Sözen, Zeynep, Fenerli Beyler, 110 Yılın Öyküsü (1711-1821), İstanbul 2000,
Sugar, Peter, South Eastern Europe under the Ottoman Rule, Cambridge, 1984
The Counsil of Europe, "15th-18th Centuries" The Black Sea: A //istoıyı( Interactions, Gyldendal Publications, Norveç, 2004.
Veliman, Valeriu, Relatiile Româno-Ottomane (1711-1821), DocumenteTmtji Bucureşti, 1984.
VVilkinson, VVilliam, An Acccount of the Principilaties ofWalIachia ı NevvYork, 1971.
19. VE 20. YÜZYILLARIN DENGE OYUNUNDA
BALKANLAR
Doç. Dr. Şennur Şenel Gazi Üniversitesi
OsmanlI devleti, 1789 yılında Napolyon’un Mısır Seferi’nden başlamak ve tüm 19. yüzyıl boyunca sürdürülmek üzere, dış politikada bir denge politikası izlemiştir. Devletin giderek zayıflamasından temelini alan bu politika, varlığını sürdürmek için, Avrupa’nın büyük devletleri arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak, dış politikadaki ağırlığı şu ya da bu devlete vermek olarak tanımlanabilir. OsmanlI devleti bu politikası gereği 1789 yılından başlayarak, çeşitli dönemlerde, Rusya’ya karşı İngiltere; Fransa’ya karşı Rusya; İngiltere, Fransa, Rusya üçlüsüne karşı ise Almanya’ya dayanmak yolunu tutmuştur. Hal böyle olmakla birlikte özellikle 1798’den 1878 yılına kadar İngiltere’ye, bu tarihten sonra ise Almanya’ya dayanıldığının altı çizilmelidir. 19. yüzyılda Osmanlı devletinin dış politik gelişmeleri ve bilhassa Balkanlarla ilgili durum bu çerçeve içinde değerlendirilmelidir.
Fransız İhtilâli’nin Avrupa sahnesine sunduğu milliyetçilik/ulusçuluk hareketi, Avrupa’nın ortasında iki büyük devlete [Almanya ve İtalya’ya) ulusal birliklerini armağan ederken, Osmanlı devletinin Balkan ve Ortadoğu’daki topraklarında yaşayan ulusların, bağımsızlıklarını alıp devletten ayrılmaları sonucunu getirecek süreci başlatmıştır. İhtilâlin ilkeleri, Napolyon istilâlarının ortaya çıkardığı siyasal istikrarsızlık ve Avrupa siyasal haritasının sürekli olarak uğradığı değişiklikler, Batı ve Orta Avrupa’da olduğu gibi. Doğu Avrupa’da da önemli gelişmelere yol açacaktır. Bu gelişmeler içinde en önemlisi, ulusçuluk ilkesinin kazandığı başarılardır. 19. yüzyılda bu güç. Güneydoğu Avrupa’nın (Balkanların) egemeni olan Osmanlı devletinin kapılarını zorlamaya başlamıştır. Böylece, 19. yüzyılda, azınlıkların teker teker bağımsızlıklarını almaları/aldırılmalarıyla
tesettür gelinlik 390İ BALKANLAR EL KİTABİ
devletin siyasi, coğrafi ve kültürel parçalanma süreci de başlamıştır ve güçlü Avrupa devletlerinin izledikleri politikalar karşısında, 0510311^'*'''. nin bütünlüğünü koruma çabalarının uzun vadede başarılı olamayacağ,'
Öte yandan bu parçalanmaya katkı sağlayan ve batı kaynaklarında pejj tılmayan bir noktayı burada belirtmek gerekir: Osmanlı devleti temeldet tik bir devletse de, yönetimin hoşgörüsüz olduğu ve azınlıkları baskı tuttuğu 19. yüzyılda bile söylenemez. Üzerinde egemenlik kurulan ülkeiej' devlete karşı maddi yükümlülüklerini yerine getirdikleri sürece, bölgeseu ' time doğrudan karışılmamış, kültürel ve dinsel baskı uygulanmamıştır. Böy|^ sürdürülen bölgesel özeklik, bağımlı ülkelerdeki ulusal benliğin sürdüriilırej^ yardımcı olmuştur. Ulusçuluk akımı Balkanlara geldiği zaman, burada uygm,j^* ortam bulabilmiş ve OsmanlIların bu hoşgörülü yönetimi, bir bakıma dev|f(|. parçalanmasında etkili olmuştur.
Mesela Yunanistan'ın bağımsız olmasında Fatih Sultan Mehmet dönemiııJc itibaren Osmanlı yöneticileri İstanbul’daki Yunan Patrikhanesi'nin faaliyeöf^ ne büyük hoşgörü ile bakmışlardır. Böylece, İstanbul’daki Yunan Patriklıaıifi yalnız Ortodoks Kilisesi’nin temsilcisi olarak kalmamış, aynı zamanda Osmt; merkez yönetimi ile Grekler arasında resmi iletişim kanalı olmuştur, 0 kadarlj Patrik, Osmanlı sadrazamının Ortodoks Hıristiyanların işlerine bakan yan)® cısı durumuna gelmiştir. Osmanlı devlet sisteminde azınlıkların sağladıklanoı gürlüklere bir örnek de budun
Balkanlarda görülen bu çözülmenin temelini devrin başat Avrupa devletitr nin menfaat politikaları oluşturmuştur. Söz konusu devletlerin her birininkeniı içlerinde ve birbirleriyle olan ilişkilerinde gözettikleri muhtelif amaçlar vaniı Genel batlarıyla bunları kısaca özetleyelim:
Rusya; Sultan 11. Abdülhamid'in tahta çıktığı sıralarda Sırbistan, Karadıj Hersek isyanlarını destekleyen basının yanında yer alarak, Osmanlı devlet ne karşı tahrik ve bu hususta teşvikleri artırıcı bir tavır sergilemiştir. Onm Balkanlardaki yoğun propagandalarının esasını Pan-Slavizm teşkil ediyorii Hedefi, Balkanlardaki Slavları, Türk hakimiyetinden çıkarmak ve kendi yoıt gesine dahil etmekti.
Avusturya; Orta ve Güney Avrupa’da, Almanlara ve İtalyanlara mağlup olma* suretiyle kaybettiği toprak ve prestiji telafi etmek için Balkanlardaki siyasei yeni bir esasa dayandırmıştı. Bu esas, Bosna ve Hersek’i hakimiyetine aldık* sonra Arnavutluk ve Makedonya’ya el uzatarak Selânik’e kadar inmekti.
Almanya; Balkanlarda herhangi bir menfaati bulunmamakla birli® Fransa'nın, Avusturya ve Rusya ile anlaşarak kendisine karşı bir intikam İmi' politikası tutturmasına engel olmak düşüncesi ile bu iki devletin Balkanlaı® meşgul olmaları ve hatta bu bölgede çatışmalarını lüzumlu ve faydalı görüyord'-tesettür gelinlik

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder