tesettür ve platon felsefe bilgi

tesettür ve platon felsefe bilgi

 tesettür diyorki Timokratik tipteki adamın oğlu önce babasına benzemeye lışır, onun izinde yürür. Ama sonra, babasının kayaya çarpj,, m gemi gibi birden devlete çarpıp parçalandığını, bir ordunun ^ | da ya da yüksek bir görevde servetini ve kendini harcadıktansotı^, i iftiraya uğrayıp mahkemeye düştüğünü, "ölüm ya da sürgünctjj | sına çarptırıldığım veya şerefsizliğe mahkûm edilip bütün malljr | mn elinden alındığım görür..tesettür
«Herhalde öyle olur,» dedi.
«Bütün bu felaketleri gören ve paylaşan, malı mülkü de kaW I yan delikanlı, korkuya kapılır, şeref sevgisini ve yürekli öfkeyi I : lündeki tahtından hemen alaşağı eder. Sonra, yoksulluğu altınıij
ezildiğinden işi ticarete döker; azar azar, uğraşa didine, cimrilikif | biriktire biriktire para yığar. O zaman, böyle bir kimse gönlündeki | o tahta açgözlülüğü ve kazanç hırsım geçirmez mi? Onu, laşmat»; I giydirip boynuna gerdanlık, beline kılıç takarak Pers KraııgibiBu ' yük Kral hâline getirmez mi içinde?»
«Getirir bence.»
1«Akıl ve yürekli öfke ilkelerine gelince, samnm bunlan o kra-
lın ayaklanma dibine -birini bir yana, ötekini öbür yana- köle diye atar; bunlardan birincisinin yalnız kendi servetini artırmanın yoUa^ nm düşünüp araştırmasına imkân tamr, İkincisinin de yalnız zenginlikle zenginlere hayran olup onlara değ mal edinmekle mal edinmeye yarayan şeyj verir.»
•Bir genci şeref düşkünlüğünden paraI
kestirme, bundan emin yol olamaz,» ded|
■İğrenç bir adamdır,» dedim. «Sinekten yağ çıkarır, para yığ-I ıtfiünha;Aa bir şey düşünmez; kalabalığın övdüğü insan tipidir, f bir in;an oligarşi yönetiminin benzeri değil midir?»
«Bence fyle,» dedi. «Herhalde, bu yönetim gibi o da zenginliği f iffşeyin üslünde tutar.»
«Çünkü, hu adam bilgi edinmeyi hiç düşünmez.»
«öyle olsı gerek. Yoksa bir körü' arzularına korol‘»aşı yapmaz,
' enbüyüksa’'gıyıonagöstermezdi.»
«Güzel,» dedim. «Ama şuna bak şimdi: Eğitimsizlik bu adamda (rükün erkek an arzuları doğurur; kimi dilenci, kimi haydut eği-, limh olan bu arzulan bu adam kendi kendini dizginleyerek zorla j ünler, öyle değil mi?»
«rabiî öyle.»
«Peki, böyle bir adamın haydutluğunu anlamak için onu ne zaman görmeli, biliyor musun?»
«Ne zaman?»
•Bir öksüzün vasiliğini ya da buna benzer, korkusuzca hak yiyebileceği bir işi üzerine aldığı zaman.»
•Haklısın.»
«Bu da şunu açıkça ortaya koymaz mı: Başka iş ilişkilerinde adı doğru adama çıkmışsa, bunun sebebi, kötü arzularını bir çeşit akıllıca zorlama ile dizginlemesidir; ama bunu, arzularına böylesinin daha iyi olduğunu kabul ettirerek ya da aklıyla onları yumuşatarak değihl<^ybf‘f"ekten korktuğu için arzularını zorla bastı-
«Şimdi, l>u iKirtlar içinde vöneticilerie yönetilenler-lukta, ortakla^iu bir işte, bir vUrüvüşte, bir savâjta be ^ da askerlikte bir araya geldiklerini ve tehlikeli dururd*^' birbirlerinin davranışlanna tanık olduklanm düşüne »» ' yoksulları hor gören artık zenginler olmaz Tersine kupi - ^ kavruğu bir yoksul, gölgede beslenmiş, yag ba^ilamış Sr o kargaşalıkta yanyana gelip de onu soluğu tıkanmış ncr^ nı şaşırmış görünce, bu adamlar yoksullann korkakhfa . z,engin olmuşlar, diye düşünmez mi? Sonra bu voLsuüarl(j|^ larında oturup konuştukları zaman da Bu adamlann hırı|^ canı var, ciğerleri beş para etmez!" demezler mi birbırlerâe,
«Demez olurlar mı?»
«Nasıl çürük bir beden dıştan gelecek ufak biretkîtttW^ hasta düşerse, hatta kimi zaman dış bir neden olmadandıs**, tıya uğrarsa, bunun benzeri bir devlet de ufacık birbahannb* silip ikiye bölünür; bir biMüğü oligarşik bir devlolton. öbürscüt demokratik bir devletten yardım isteyince de iç saıaşpaıUı* rir, hatta yabancılar karışmadan da çatışmanın Kışpösterd^» öyle değil mi?»
«Elbette.»
«İşte bence demokrasi,tesettür bu çatışmada üstün gt'len ıt'k-An zenginlerden kimini öldürüp kimini sürdükleri ve yurttaşlıkhk» rıyla yönetim görevlerini geri kalan yurttaşlar arasında ço^a» da ad çekme yoluyla eşit olarak paylaştırdıkları zamandoğar»
«Gerçekten demokrasi bi^yle kurulur,» dedi, «ya silah roradia da zenginlerin korkuya kapılıp ortadan çt'kilmt'siyle.»
«Şimdi,» dedim, «bu ins.ınların nasıl bir yaşlıma düzeni kuıtn* larını, böyle bir devlet yapısının ne nitelikte olacağını göMını he yok ki bu düzene btmzeyen insan da bire demokrasi insani» nasıl olacağını gösterir.»
«Şüphesiz.»
«Bir kere b» düzende ins,ınlar özgürdür, değil nıi^ vt*
lükle dolup taşar; herkes .serlx'stçt> konuşur diletti* ‘
«Öyle denir,» dedi.
vf kadınlar gibi, en çok bu yönetim biçimini beğenirler .Pojn'’
jjifirvgilı dostum, aradığımız devlet düzenini demokrasi için-jlfhvca *inrden?»
vunkü demokraside, serbestlik olduğundan her türlü düzen ^ur öyle görünüyor ki bizim gibi kim devlet kurmak isterse, jrtiKİratık bir siteye gidip, pazarda mal seçer gibi oradaki düzen |iunndan beğendiğini almalı, sonra da bu örneğe göre kendi ta-«Hıdığı yönetimi kurmalı.»
a,>nck de bol bulunur demokraside doğrusu.»
■Bu devlette bir insan,» dedim, «yöneticiliği başaracak güçte de .'ba. Yönetici olmaya zorlanamaz; canı istemezse buyruğa da uy-* ı«k zorunda değildir; başkaları savaşırken o oturabilir, başkaları I sağlamaya çalışırken o tersine davranabilir; hatta yasaya göre î ‘Onehohk, yargıçlık etmesi yasak bile olsa, gönlü çekerse yönetici-I vargıçhk da edebilir. Peki, ilk bakışta tanrılara yaraşır, tatlı bir I Mnu tam değil mi bu?»
•Fvel. ilk bakışta belki öyle,» dedi.
«Peki, demokrasilerin bazı mahkûmları kolayca affedivermesi * hoş bir şey değil mi? Bu tür bir yönetimde ölüm ya da sürgün vc/asma çarptırılmış kimselerin biç de rahatlarını bozmadıklan-^ halkın araşma serbestçe girip çıktıklarını görmedin mi? Bunlar ’>'^laklar gibi ortalıkta dolaşırlar da, sanki kimse onları görmez, umursamaz.»
<ok gördüm böylelerini,» dedi.
4)emokrasi anlayışı her şeyi hoş görür, bizim gibi kılı kırk yarmaz tersine sitemizin temellerini atarken bizim büyük bir saygıyla rtava kovduğumuz kurallara önem bile vermez. Biz, ^
«Bu arada ruhundaki olıgar^ık taraf da l«ba3ıunyj^ nmn uyarmalan ve azarlarından hr karşı ck5H içinde ikilik, çatışma ve iç savaş patlak venr *
«Dbette.»
«Bu savaşta oUgarşık tarafın demokratik tarafa agu ' olur. O zaman gencin ruhunda bir çeşit utanma duvprî^ bazı arzular yok edilir, bazılan koN-ulur; bo\ lece düren kurulur.»
«Gerçekten, bazen böyle olur.tesettür» dedi.
«Ama arkasındaa kovulan arzular soN-undan, gizlice besb^ birtakım arzular çoğal'p güçlenir; çünkü baha o^ilunu i'ebşhfaeaı bilememiştir.»
«Evet, genellikle böyle olur.»
«Bu arzular o zaman onu yeniden aynı ilişkilere götürür,boıte* bu gizli alışverişten bir sürü arzu daha doğar.»
«Doğru.»
«Sonunda da bunlar, delikanlımn ruhundaki iç kalevi sanp.ür nlann sevdiği insanlarda aklın en iyi koruyucuları olan bilındp güzel huylar ve doğru Ükelenlen yoksun gördükleri bu akropotl ele geçirirler.» ,' *
«Gerçekten, en iyi koruyucular bunlauiır.» dedi «O zaman, yanlış ve kendini beğenmiş sözk'r,tesettür .samlar üşıijar yerleşirler buraya.»
«Çok doğru.»
«Bu genç artık, o lotus yiyenlerin* yanına dönmüş, açıkça onUnn arasına yerleşmiştir.tesettür Ruhunun tutumlu, cimri yanma \ akmlanndan bir yardım gelse bile, o kendini bt‘ğı«nmış, Lıhadayı siuler. içınJe ki kral surunun kapılanm kapatırlar, ne hu vaniımı içeri st>karlar ne de büyüklerinin kendisınt* elçi olarak gîüulerdigi iyi Öğütlen Böytecc savaşı kütü sözler kazanmış olur
(* jj,^vdelıkânlınm nıhunu clo piNirıp oıuı, s.ınkı blıylık sırr.ı ^H^fdennohanrhvorl.ırmış gibi, bu ordı ndurdı n U‘nıı/l«‘dık
onUnn verine, ü/orlerindo gd/ nlu ı giysileri, ark.ıl.ırıııdd 'vJ'l*f koro ve huşlarında taçlanvla gelen küst<ıblıj5,ı, ImşiVk)*
■ ,5^st«.i>™k'lıgı, havasızlığı içeri alırlar, bunları (Werler bunlara ;^*dkr verirler: Küstahlık iyi eğitim olur, başıbozukluk ö/.gür-^îsnt bIytiMük, hayasızlık, yüreklilik... Sadece gerekli ar/.ulan-iiirshmaya alışık bir gencin gereksiz ve zararlı arzularını baskı-r iurttnp başıboş salıvermeye başlaması böyle olmaz mı?»
.Oet, böyle olur.»
-Oeenç bundan sonra nasıl yaşar? Herhalde gereksiz arzulan jy CB (ie gereklileri kadar para, emek ve zaman harcar. Talihi yar-s eder de eğlence, cümbüş çılgınlığmı çok ileri götürmezse, yaşı ;siiı ilerleyip fırtınamn büyüğü geçince, içinden sürüp çıkardığı »gulardan bir bölüğünü yine geri getirir, artık kendini bütü-swie oburlerine vermez olur; böylece, zevkler arasında bir eşitlik ti*»" nıhunun kumandasını, kura çeker gibi hangisi rastlarsa ona ona doyduktan sonra bir başkasına teslim eder; hiçbir zevki tiomısemez, hepsini eşit tutar.»
•Doğru.»
'.Ama, biri gelip de ona, bazı zevklerin güzel ve dürüst arzular-bızıiannın sapık arzulardan doğduğunu, birincileri aramak ve »•İtmek, İkincileriyse bastırmak ve geri itmek gerektiğini sövlose, doğru sözleri kabul etmez, kaleden içeri sokmaz. Söylenenleri*
. ^"-az diye kafa sallar, hiçbir zevkin farklı olmadığını, hepsinin eşit j lır'îilması gerektiğini savunur.»
•^^rçekten, ruh hâli ve davranışı böyledır onun.»tesettür sundu.